30 Aralık 2010 Perşembe

nesimi

Blogları karıştırıyorum. Kimi cümle kurmayı beceremiyor, kimi anlatmayı beceremiyor. Kimi blogta görsel rezalet. Dolana dolana B.'yi buldum. Eylül ortasıydı sanırım. Amanın o nasıl keyifli bir yazı öyle. Kadının melodisi olacak demiştim ya, bu kızın da yazılarında öyle tatlı bir melodi. Haydi baştan dedim. En baştan okumaya başladım. Bir müddet sonra fark ettim ki yorumları okumak da çoook keyifli. Çok dikkatimi çeken yorum sahiplerinin bloglarına da baktım.

Neyse lafı uzatmiim. Üç kişi çok dikkatimi çekti yorum yapanların içinde. King, Ayu ve nesimi. Konu nesimi olduğu için diğerlerini geçiyorum. Daha ilk yorumu ile kesif bir testesteron kokusu kapladı ortalığı. Kullandığı dil bana aşina, tasavvuf ile ilgili ve kullandığı mahlaz çok manalı (engin deniz). Bloğuna seğirttim hemen. Yoktu bloğu! Oysa ne isterdim onu okumayı, tanımayı. Ara ara gidip baktım bloğuna, o da benim ara ara geldiğimi biliyormuş gibi ara ara yazdı, ara ara sildi. Yapma nesimi! Kızıyorum valla sana.

Engin Deniz neden nesimi oldu bilmiyorum ama nesimi olduğunu fark ettiğim gün, aklıma ak saçlı, ak sakallı (böyle 3 numara sakallar), kapkara gözler ile etrafa ışıl ışıl bakan bir melami şeyhi geldi gözlerimin önüne. Böyle gitsem görsem, elini eteğini öpsem, derinlerden anlat desem, bana otur evladım dese diye düşündüm, cesaret edemedim. Nasıl cesaret edicem ki? Ben böyle ak bir adam düşlerken, o karabatak gibi bir kayboluyor bir görünüyor.

Ama umudum var, bir gün görücem ve elini öpücem. Onda bir hazine olduğundan eminim. Belki lütfeder de o hazinenin ışıltısını görebilirim.

"Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim."


9 yorum:

The King dedi ki...

Nesimi(benim için hala Engin Deniz) tüm bloggerlar içinde ilgimi çeken bir yazar. Benden uzak ama bana yakın. Ortak noktamız ne kadar tartışılır. Sırtını dayamaktan asla gocunmayacağın bir karakter. Tasavvuf benim için edebiyat derslerinden kalan hoş bir anı. Bilgim yok, çok fakirim bu konuda. Nesimi'nin yazdıklarını kavramakta zorlandığım çok an var. Ben sadelik severim. Kısa cümleler ve netlik.

Bir yerlerde yazmıştım. Tüm blog alemi içinde en çok merak ettiğim insandır Engin Deniz diye. Hala da öyledir. Kabul buyurursa eğer, karşılıklı bir çay içesim var kendisiyle. Yarama deva olur gibi hissederim hep.

Onsuz olmaz. Yeri doldurulamaz.

Bilge dedi ki...

Ben de geleyim. Keyifli bir sohbet olacaktır...

Evet King, sen tek taş pırlanta kadar sade, nesimi de Mimar Sinan'ın yaptığı mihrap kadar süslü ve cezbedici.

B. dedi ki...

İsterseniz sizi ona götürebilirim.

Dergaha giden gizli yolu sadece ben biliyorum :)

Eline sağlık Bilge. Oyunun ilk yazısı senden geldi. Çok mutlu oldum.

nesimi'nin yazdıklarını silmemesini ben de çok isterdim. Hiç yazmadığını görmekten iyidir diyorum yine de.

Bilge dedi ki...

nesiminin önceki nikini yanlış yazmışım. Neyse zamanında fark edip düzelttim umarım.

B. teklifin çok hoş. Bir de King'in birlikte çay içelim teklifi var (kendimi hemen dahil ettim o davete :) ) Şimdi o davetin tabi önceliği olmakla birlikte sonuçta nesimi son sözü söyleyecek kişidir. :)

nesimi dedi ki...

yapmayın arkadaşlar!yapmayın çocuklar!ben yaşlı bir adamım,çabuk hislenir ağlarım şimdi.
önce bernaya kocaman bir aferin ve kucak dolusu sevgi,öpüyorum gözlerinden.
sevgili bilge,melemi şeyhi değilsem de melamiyim fıtraten ve cerrahiyim nisbeten.yazdıklarını aldım öpüp başım üstüne koydum.
sayın kıng,''minel kalbi ilelkalbi sebila''demiş büyükler,yani kalpten kalbe yol vardır.çay içmeye eyvallah yalnız ben sigara da kullanıyorum dumanına katlanırsanız.

Bilge dedi ki...

Duygu yoğunluğunun verdiği coşku ile akacak gözyaşları sahibine de etrafına da mutluluk dağıtır. Yeter ki hüzünden olmasın akan yaşlar.

Yaklaşmışım. Yaşlı biriyim deyince sen, aklıma şeyhim Şeyda Hazretleri Muhammed Raşit geldi.

Sigaranın benim için sakıncası yok. :)) Daveti yapan King'i bekliycez. Beni atlamayın olur mu?

bad-ı saba dedi ki...

yaşlılar meclisi toplandı lakin sırf görünüşte genç olduğu için dışlananlara ne demeli? "Zenginlerin çağrılıp fakirlerin çağrılmadığı davet ne kötü bir davettir." diyerek ben gibi gönül fakirlerinin de olaya zorla davet edilmesini teklif ediyorum:))

Bilge dedi ki...

Ben de bekliyorum davet edilmeyi. :))

Bucera dedi ki...

Ne mutlu bana ben nesmiyi gördüm seviyordum daha da sevdim....
Evet engin denizliği çok yakıştırıyorum kendisine huzur veren dinginliği var.
Tekrar görmek ister bu gönül :)