26 Haziran 2011 Pazar

Yavru Kediler


Mutfak kapısı doğrudan evin arkasındaki bahçeye açılıyor. Balkon taklidi yapan bir bölme var, parmaklıkların yanından da bahçeye açılan bir kapı. 


İki anne kedimiz var. Dört tane de yavru var. Beş taneydiler biri öldü. Her sabah ve akşam yarım litre süt veriyoruz. Pek semirdi yavrular da anneler de. Mutluyuz. :))


Yeni bir anne dadandı evin bahçesine. Sarman bir kedi, memeler de yerlere sürünüyor. Biradere sordum. "Ne iş? Bunun memeler yerlere kadar inmiş bizim iki kedinin memeleri böyle sarkmıyor?" dedim. "Bu, Türk kedisi ağbi!" dedi. :))) Yeni gelen bu kedi sürekli balkonun solundan geliyor, sağ tarafa koyduğumuz süt kabından bir kaç yudum içiyor, sonra bahçenin sağına doğru salına salına gidiyor. Aradan 3 dakika geçmeden yine soldan soldan geliyor, sütten iki yudum içiyor yine sağdan sağdan gidiyor. Adını "Dejavu" koyduk o yüzden.


Sabahları saat yedi civarı uyanıyor yavrular. Önce koyduğumuz süt kabını kontrol ediyorlar. Karınlarını doyurunca da başlıyorlar birbirleri ile güreşmeye. Anneleri de yakaladıkları yerde bunları yalayıp temizliyorlar.


Ha bi de güller de açtı. İlk açan gül; önce gonca oldu, sonra tamamen açıldı. Şimdi soldu ve döktü yapraklarını. Önce kıpkırmızıydı. Yapraklarını dökeceğine yakın eflatunumsu bir renge döndü. Hiç bir şey en güzel hali ile kalmıyor diye hafiften hüzünlendim.


Ama kediler çok güzel. :))


İkisi sarman. Böyle beyazlı sarılı tüy yumağı. Biri tekir. Gözünün biri kör umarım yaşar. Sonuncu ise yamalı bohça gibi rengarenk. En çok da onu seviyorum.